• AFAD-Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Alo 122
  • Bimer - Başbakanlık İletişim Merkezi Alo 150
  • Erkeklerin Sizden Hoşlandığını Nasıl Anlarsınız
  • Ağız Kokusunun Nedenleri

Filmlere Konu Olan Ünlü Seri Katiller

Yaşam       04 January 2012, 15:41   7549 kez okundu   18    2   

Seri katiller hep ilgi çekici olmuştur. İnsanlar seri katillerden korksalar da filmlerine bile gidip izlerler büyük bir zevkle.Peki kim bu seri katiller? Dünyanın çeşitli ülkelerindeki en ünlü seri katilleri tanıyalım.


AILEEN WUORNOS

Seri katiller arasında en dikkat çekicisi Aileen Wuornos adlı kadın. İlişkiye girdiği 7 erkeği öldürdüğü iddia edilen Wuornosun öldürdüğü belirlenenlerden ikisinin cesedi bulunamamış 5 kişiyi öldürmekten yargılanmıştır. İdama mahkum edilen wuornos'ın, öldürdüğü kişilerin cesetleri ormanlık araziye sakladığı biliniyor.

Anne babası doğmadan önce boşanır. Babası daha sonra çocuk tacizinden suçlu bulunur ve hapishanede kendini asar. Aileen henüz altı aylıkken annesi bir not bırakıp çeker gider. Büyükannesi ve büyükbabası bakımını üstlenir. Ancak on üç yasındayken tecavüze uğrar, gayri meşru bir çocuk dünyaya getirdiği için o evden de kovulur. Hayatta kalmak için hurda bir arabada barınır, para için fahişeliğe baslar, uyuşturucuya alışır, çoğu zaman da ortalıkta sarhoş olarak gezer. Yine de yirmi yaşındayken yetmiş yaşında bir adamla evlenmeyi başarır ama kocasını bastonla dövdüğü için evliliği sadece bir ay sürer.

ABD'nin ilk kadın seri katili olma özelliğini taşıyan Wuornos'un hayatı beyaz perdeye aktarıldı. Seri katili oynamak için kilo alan aktris Charlize Theron, Cani isimli bu filmdeki rolü ile Oscar aldı. "Ben masumum. Umarım size de tecavüz ederler b.k çuvalları .Onların paralarını çaldım, onları öldürdüm ve yine yapacağım ve başka birini öldüreceğimi biliyorum çünkü uzun süre insanlardan nefret ettim. Yaptığım her şeyin altında korkunç bir öfke yatıyor. İdam edilmem gerek çünkü eğer hapisten çıkacak olursam yine cinayet işlerim" sözleri ise hala bir çok insan tarafından hatırlanıyor. Wuornos, 9 Ekim 2002 çarşamba günü idam edilmiştir.

ALBERT FISH

İlk cinayetini 1910'da işleyen Washington doğumlu seri katil, ünlü KUZULARIN SESSİZLİĞİ filmine konu oldu. 1875 yılında babasının ölümünden sonra, kimsesiz çocukların bakıldığı bir çocuk bakımevine yerleştirilen Albert Fish, yedi yaşına kadar kaldığı bu kuruma uyum sağlayamadığı için ruhsal yapısı bozuldu. Annesinin yanına cinsel istismara uğradıktan sonra aşırı baş ağrılarından yakınan Albert Fish, lise öğreniminin ardından bir yandan gezip bir yandan geçici işlerde çalışmaya başladı. 1882 yılında eşcinsel eğilimleri ortaya çıktı. Küçük suçlara bulaşan Fish, 1910 yılında ilk kez cinayet işledi. Çeşitli sapkınlıklara olan ilgisi giderek artıyordu. Dine olan eğilimi belirginleşti.

Öldürdüğü insanların etlerini yiyen yamyam ruhlu seri katil Fish'in, elektrikli sandalyede idam cezasını duyunca "Elektrikli sandalyede ölmek ne de büyük zevk olacak" diye konuşması dikkat çekmişti. Ayrıca bilinen en yaşlı seri katil özelliğindedir.

1920 yılına kadar yaklaşık 15 cinayet işlediği varsayılmaktadır. Seri katil, aynı zamanda kendi kendisine de çeşitli işkenceler uyguluyor, kendi idrarını içip, çivili sopayla kendini dövmek, kasıklarına iğne batırmak gibi cinsel ve fiziksel işkencelerle kendi günahlarını cezalandırdığına inanıyordu. İşkence yaptığı ve öldürdüğü çocukları "tanrıya verilen kurbanlar" olarak düşünüyordu. Kurbanlarına acı çektirmekten büyük zevk duyan katil bunları din adına yaptığını düşünüyordu.

ELİZABETH BATHORY

Kanlı Kontes olarak ün yapan ve tarihteki en acımasız kadınlardan biri olarak bilinen Elizabeth Bathory'nin yaşadığı 1560-1614 yılları arasında 600'den fazla genç kızı öldürerek, kanını içtiği çeşitli kaynaklarda yer alıyor. Öldürdüğü kişilerin kanıyla banyo yaptığı şeklinde rivayetler de bulunan Batrory'nin hayatı ETERNAL adlı filmle beyaz perdeye de aktarılmıştı. Elizabeth iyi eğitim görmüş, akıllı bir kadın olmasına rağmen çok acımasız ve zalim bir kişiliğe sahipti. Anlaşılan kocasının ölümünden sonra ortaya çıkan ölüm korkusuyla savaşmak için uşaklarına ve kölelerine karşı sadist davranışlar içerisine girmişti. Sonsuzluk ya da uzun hayat olmasa bile en azından kan banyosu yaparak genç görünümlü bir ten elde etme çabasındaydı. Kanlı kontes aslında kocasını kendisine örnek almıştı. Kocası bir asker olarak, savaşta esir düşmüş ve Türk askerlerine duygusuzca işkence etmişti. Elizabeth aslında, nasıl zulmedileceği hakkında bilgileri kocasından almıştı.

CARL PANZRAM

Türkiyede Bir Katilin Günlüğü ismiyle gösterilen filmde hayatı anlatılan Panzram, 1920'lerin sonlarindaki son hapis cezasi sirasinda, isledigi 21 cinayeti, sayisiz agir suçu ve binden fazla fiili Livatayi itiraf etmistir.

1920'de Panzaram, en kötü söhretli suçunu isledi. Çok karli bir hirsizliktan sonra bir yat satin aldi ve bedava kaçak içki vaadiyle 10 gemiciyi kandirdi. Gemiciler kör kütük sarhos olunca Panzaram hepsine tecavüz etti ve baslarina birer kursun sikarak cesetlerini denize atti. Bu olaydan sonra bir ticaret gemisinde tayfa olarak bati Afrika'ya gitti. Timsah avlamak için 8 yerli hamal kiraladi. Afrikalilari öldürüp tecavüz ettikten sonra onlari Timsahlara yedirdi.
İtiraflarından birisi
"Keske tüm insanligin tek bir boynu olsaydi ve o da benim elimde olsaydi" "Bütün bunlarin hiçbiri için en ufak bir pismanlik ve üzüntü duymuyorum" "Biraz düsünmek için bir kenara oturmustum. Orada otururken 11 ya da 12 yasinda bir çocuk geldi. Bir seyler ariyordu. Buldu da. Onu birkaç yüz metre uzaklikta bir tas ocagina götürdüm. Onu orada biraktim, ama önce tecavüz ettim, sonra da öldürdüm. Onu biraktigim sirada beyni kulaklarindan çikiyordu ve asla bundan daha ölü olamazdi."

Dünya turuna çıktıktan sonra döndüğü ABD'de hırsızlık suçundan tutuklanan ve cezaevinde de bir kişiyi öldüren Panzram, 5 Eylül 1930'da idam edildi.

Dean Arnold Corll

(24 Aralık 1939 -8 Ağustos 1973) Halk arasında (Candy Man) Şeker Adam olarak da bilinen Dean Corll bir çok korku filminde ikon olarak kullanılmış Amerikalı bir seri katildir. Annesinin şeker fabrikasında başkan yardımcılığı yapan Corll yoksul çocuklara ücretsiz şeker dağıtması nedeniyle Şeker Adam olarak adlandırıldı. Bazı çocukların şikayeti üzerine bir kaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı. Şeker fabrikası kapatıldıktan sonra Houston'da elektrisyenlik yapan Corll'ın seri katil olduğu, öldürüldükten sonra suç ortağı ve katili Elwer Wayne tarafından ihbar edilmiş ve yapılan araştırmalar sonucu cinayetleri gün yüzüne çıkarılmıştır. Sadist eğilimli bir homoseksüel olan Corll'un evinde 4 köşesinde kelepçeler için demir halkalar bulunan bir işkence odası bulunmuştur.

Ted Bundy

Her şey 1974te Seattle da kadınların ortadan kaybolmalarıyla başladı polis uzun süre ipucu bulamadı. 16 ağustos 1975 te polis şüpheli gördükleri bir arabayı takip edip kaçmaya çalışan sürücüyü tutukladı. Sonra Bundy'nin cinayet sucundan yargılanmasına başlandı. Mahkemede Bundy'i gören herkes "bir yanlışlık olmalı bu adam katil olamaz!" diye düşünüyordu. Çünkü katil İşlediği vahşi cinayetlere rağmen eğitimli, yakışıklı ve kibar bir genç adam olarak tanımlanır. Kurbanlarını bir çoğunu bu özellikleri ile kandırmıştı. Mahkemede ise kendi avukatlığını yapmayı seçmişti. 7 Haziran 1977 de kaçarak bir kahramana dönüştü. Sekiz gün sora yakalandi.30 Aralıkta mahkemeden sıkılıp yeniden kaçtı ve kadınları öldürmeyi sürdürdü. Tekrar yakalandı ve ölüme mahkum edildi. Hükmü okuyan yargıç bile ona olan sempatisini gizleyememişti. Amerikan seri katillerinin öncül örneği olarak kabul edilir. Gerçekten de seri katil terimi ilk defa onu tanımlamak için ortaya atılmıştır. Bundy'nin bir sosyopat olduğu düşünülmektedir. Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür.

Karındeşen Jack

Karındeşen Jack, 1888 yılının ikinci yarısında İngiltere'nin başkenti Londra'nın varoş semti Whitechapel'da cinayetler işlemiş ve bir çok filme konu olmuş olan seri katidir. Katile Jack ismi, Merkezi Haberalma Örgütü'ne katil olduğunu iddia eden bir kişi tarafından gönderilmiş mektuba binaen verilmiştir. Bu mektup cinayetlerin işlendiği dönemde basılarak yayınlanmıştır. Karındeşen Jack'in gerçek kimliği ise hiçbir zaman ortaya çıkarılamamıştır. Tamamı hayat kadını olan kurbanlardan beşinin aynı kişi veya kişilerce öldürüldüğü kesinleşmiştir. Ancak Karındeşen Jack'e mal edilmiş yaklaşık 20 cinayet vardır. Cinayet dosyası cinayetlerden iki sene sonra kapatılmıştır. Ancak günümüz İngiliz dedektifleri ve bilim adamları, modern teknolojinin de yardımıyla halen cinayetleri aydınlatmaya çalışmaktadırlar. Günümüze kadar ulaşmış tek fiziki kanıt, kurbanlardan birine ait olduğu iddia edilen şaldır.

Katil Zodiac

37 kişiyi katlettiğini iddia eden ama resmi kurumlar tarafından beş kişiyi öldürüp iki kişiyi yaraladığı kesinleştirilen Zodiac'ın en önemli hedefi, ıssız ve karanlık yerlerde birlikte oturan çiftlerdi. Kendisi daha sonra birçok kez polise ve gazetelere mektuplar ve şifreler gönderdi (hiçbiri çözülemedi), tehditler savurdu. Polise "Biraz dikkatli olsaydınız dün akşam beni parkta yakalayabilirdiniz" gibi mesajlar yolladı. Kimileri onun saldırısına uğradığını iddia etti, kimileri ise yıllar önce işlenen cinayetlerin sorumlusu olarak onu gösterdi. Ama hiçbiri resmi olarak kabul edilmedi. Zodiac'ın kimliği de tespit edilemedi. En çok Arthur Leigh Allen adlı bir adam olmak üzere pek çok kişiden şüphelenildi ama gerçek katil bir türlü bulunmadı. Son cinayetini 11 Ekim 1969 tarihinde işlemiştir. Tüm bu olanlar Zodiac adlı filme konu olmuştur.

Türk Seri Katiller

Adnan Çolak - Artvin Canavarı

Artvin Canavarı olarak isimlendirilen Çolak, 1992-1995 yılları arasında 11 yaşlıyı öldürdü. Öldürdüğü kadınlardan 6'sına tecavüz ettiği de anlaşılan Çolak, Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 ayrı idam ve 40 yıl hapis cezası aldı

Hamdi Kayapınar

kurbanlarını av kendini avcı olarak gören Kayapınar, 6 kişiyi öldürdü ve 4 kişiyi de öldürmeye teşebbüs etti.1998-2001 yılları arasında 6 kişiyi katleden Kayapınar, Kayserideki yargılamasında ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Süleyman Aktaş - Çivici Katil

Çivici Katil olarak bilinir. 1994'te 4 komşusunu boğarak öldürmüştü. Ona çivici katil denmesinin nedeni ise öldürdüğü kurbanlarının kafalarının çeşitli yerlerine ve gözlerine çiviler çakmasıydı. Polisler onu sorguya çektiklerinde neden çivi çaktığını sordular ve "Çivi görünce dayanamıyordum, insanların kafalarına çakmak istiyordum hep" cevabını aldılar. Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde yatıyor.

İlgili Yazılar

Yorum Yaz

*İsim
ePosta
*Yorum

Yorumlar (1)

sevgi
13.07.2012 21:11

ben yaklaşık bir on 15 sene oluyor bir korku filmi seyretmiştim katil kurbanlarını tren garında kandırıp ormanda öldürüyordu ama filmmin adını bir türlü hatırlayamıyorum eğer siz hatırlarsanız bana dönersiniz son günlerde birkaç kitap okudum ve bu filim aklıma takıldı bu filmi tekrar seyretmek istiyorum aslında seyretmesem daha iyi olur ama neden bilmiyorum tekrar seyretmek istiyorum...

Contact

   Terrasus Group,
      
   Tel: 000-000-0000
   Email: info@terrasus.com
   Website: www.terrasus.com

  • Skype
  • Google+
  • Instagram
  • RSS
  • Site Map