Hz.İbrahimin (A.S.) Hayatı

Din       17 February 2012, 12:02   1308 kez okundu   18    2   

Hz. İbrahim, Tevrat’ta bahsi geçen Abram peygamber olup, Kur’an (6, 74)’a nazaran, Azar’in oğludur ve bu Azar ismi, kuvvetli bir ihtimal ile, uşağının adı olan „Elazar“dan alınmadır. İbrahim’in ecdadının Tevrat’taki isimleri olan İbrahim b. Tareh b. Nahur b. Sarug b. Argu b. Falag b. Gaber b. Şalih b. Kinan b. Arfahşez b. Sam b. Nun,Taberi ve İbnü’l-Esir’de zikredilmektedir.


Abram b. Terah b. Nahor b. Seruc b. Reu b. Peleg b. Eber b. Şelah b. Kinan b. Arpakşad b. Sam b. Nun, Tevrat, Tekvin, 11, 10-26'dekine tamamiyle uymaktadır; yalnız Kinan adının, Tevrat, Tekvin, 5, 12'den alınarak bu secereye idhal edilmiş olması muhtemeldir. Tevrat (Tekvin,11, 28)'ta anlaşıldığına göre, İbrahim, Kildanilerin Ur şehrinden dünyaya gelmiştir.

Rivayet edildiğine göre, İbrahim dünyaya geliş zamanı yaklaşınca, zamanın yıldızlar ilmiyle uğraşan, kahin müneccimleri Nemrud'a gelerek ona: Senin bulunduğun diyarda İbrahim adlı bir ğocuğun doğacağını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu çocuk büyüyünce dininizde ayrılıklar yaratacak, putlarınızı, kırıp dökecektir. Sizi uyarıyoruz, derler. Nemrud'un emriyle bulunduğu diyarda gebe kadınları nezaret altında bulundurmuştu. Bu nezaretten ancak İbrahim'in annesi kurtulmuştu. Sebebine gelince, Nemrud'un adamları, bu kadını muayene ettiler, gebeliği hakkında hiç bir netice elde etmeden çekilip gittiler. Nemrud o sene içinde doğan bütün çocukları öldürmüştü. İbrahim'in anasını doğum ağrıları tutunca, gece vakti yakınında bulunan bir mağaraya giderek çocuğunu herkesten habersiz orada doğurur. Çocuğu sarıp sarmalar, mağranın giriş yerini adamakıllı kapayarak, çocuğunu yalnız başına Allah'a amanet ederek evine döner. Kocasına doğum yaptığını dahi söylemez. Sonraları sık sık kimseye görünmeden mağraya giderek, çocuğunu yoklar ve emzirir.

İbrahim, daha pek küçük yaşta iken, şahsi bir takım tecrübeler neticesinde Allahın varlığını tanımış idi ki, Kur'an'ın En'am süresinin 74-79. ayetlerinde şöyle geçmektedir: 74. İbrahim, babası Azer'e: Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti. 75. Böylece biz, kesin iman edenlerden olması için İbrahim'e göklerin ve yerin melekutunu gösteriyorduk. 76. Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi. 77. Ay'ı doğarken görünce, Rabbim budur, dedi. O da batınca, Rabbim bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum, dedi. 78. Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. 79. Ben hanif olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.


Aynı rivayetleri, ibrani dilinde yazılmış Şebet musar isimli kitapta (Smyrna, sa.109-111) ve Sefer hayyaşar (Nuh faslı)'da buluyoruz. İbrahim ile Nemrud arasında vuku bulan ve kısmen, ibrani edebiyatında da yer alan mücadelelere mütealik muhtelif kıssalar arasında (al-Salabi, sa. 45-47 ve al-Kisa'i, sa. 125-140) ve Kur'an (21, 57-70)'a dayanan şu aşağıki menkıbeyi zikredelim:

Bir gün İbrahim'in kavmi, Allaha kurban kesmek üzere, şehirden çıktı. İbrahim, keyifsiz olduğunu bahane ederek, şehirde kaldı. Eline bir balta alıp, üstü yiyecekler ile dolu masaların bulunduğu puthaneye gitti. "Niçin yemiyorsunuz?“ diye sorduktan sonra, putlardan birinin elini, ökekinin ayağını, üçüncüsünün de kafasını kesti. Baltayı en büyük putun eline verdi ve bütün yemekleri onun önüne koydu. Şehir halkı, geri döndüklerinde, bu hali görünce, İbrahim'den hesap sordular; o da, cevap olarak dedi ki: "Doğrusunu isterseniz, bu işi yapan, en büyükleridir; eğer, konuşabilirlerse, sorun!" Bunun üzerine, ahali: "Biliyorsunuz ki, konuşmazlar." diyince, İbrahim: "Demek, Allahtan gayri öyle şeylere tapıyorsunuz ki, size ne faydası, ne de zararı dokunabilir, öyle mi? Size de, ibadetinize de yazıklar olsun!"dedi.

Bunun üzerine Nemrud, İbrahim'i öldürmeğe karar verir. Kavmine hitaben de, "Putlarınıza yardımcı olun, İbrahim'i ceza olarak, ateşe atın.“der. İbrahim için ateş yakılır. İbrahim'i ateş yığının üzerine koyduklarında, gaipten bir ses ateşe "Ey ateş! İbrahim'e karşı soğuk ol, selametli ol!“diye seslenir. İbrahim ateşin içinde, üç veya yedi gün kaldıktan sonra, sağ ve salim çıktı. Nitekim, Nemrud tamamen mağlup olduktan sonra, İbrahim Halil (Allahın dostu) unvanını alarak, maiyeti ile birlikte, Ur şehrini terkedip, firavunların diyarı olan Mısır diyarına göç etmişlerdi.

Mısır'da İbrahim'in güzel zevcesi Sara (Sare)'ın güzelliğini duyan Firavun, İbrahim'e haber salarak Sara ile birlikte yanına gelmelerini emretmişti. İbrahim Sara ile birlikte Firavun'un huzuruna çıkarıldı. Firavun ona: "Yanında bulunan bu kadın kimdir?“diye sordu. İbrahim "kızkardeşimdir“ cevabını verdi. Firavun İbrahim'e: "Onu süsle ve bana gönder“der. İbrahim çaresiz Sara'yi süsleyerek Firavun'a gönderir. Sara Firavun'un yanına girince, Firavun, Sara'ya dokunmak isteyince, eli tutmaz oldu ve ancak Sara'yi serbest bıraktıktan sonra, iyileşti. Bunun üzerine Firavun kendi cariyelerinden Hacer'i Sara'nın yanına katarak birlikte İbrahim'e gönderir. Böylece Sara Hacer'le birlikte İbrahim'in yanına döner.

Filistin'de, İbrahim soğuk ve berrak suyu olan bir kuyu kazdı. Ahalinin yaptığı fena muameleler neticesinde, İbrahim oradan ayrılmak mecburiyetinde kaldı; o gidince de, su çekildi. Ahali arkasından koştu ve geri dönmesini rica etti. Fakat İbrahim bu ricayı reddetti; kendilerine 7 dişi kuzu verdi (Tekvin, 21, 30). Bu kuzuları kuyunun başına bırakırlarsa, suyun tekrar çıkacağını söyledi. Hayz halinde bulunan bir kadın kuyudan su çekince, su tamamen çekildi. İbrahim, 80 yaşında olduğu halde, Kadum köyünde kendi kendini sünnet etti. Taberi (c.1,sa.201-202)'ye göre, İbrahim 200 yaşında vefat etmiştir. Bir rivayete göre de, İbrahim 175 yaşında öldü ve Habrun'daki ecdat makberesinde Sara'nın yanında gömüldü.

Hz İbrahim Duaları

Günümüzde milyonlarca insanın hac görevini yerine getirmek için ziyaret ettiği Kabe''yi inşa eden Hz İbrahim, Kuran''da, "tek başına bir ümmet" olarak tanıtılmaktadır O ve oğlu Hz İsmail, bundan binlerce yıl önce, Allah''ın vahyi doğrultusunda insanların toplanacakları ve O''nu zikredecekleri, yılın belirli zamanlarında oraya hacca gelecekleri bir ev inşa etmişlerdir Bu evin Kuran''daki adı Kabe''dir İkisi bunu bir ibadet olarak yapmış, ve sonrasında şöyle dua etmişlerdir:
İbrahim, İsmail''le birlikte Evin (Ka''be''nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz bizden (bunu) kabul et Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin" (Bakara Suresi, 127)

Kabe''nin inşa edildiği yer zamanla gelişecek ve bugün Mekke olarak isimlendirdiğimiz şehir halini alacaktır Hz İbrahim burası için Allah''a şöyle dua etmiştir: Hani İbrahim: "Rabbim, bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah''a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti de (Allah: "Sadece inananları değil) inkâr edeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o"demişti (Bakara Suresi, 126)

Hz İbrahim ve oğlu İsmail dualarında sadece kendi yaşadıkları dönem için değil, kendilerinden sonra gelecek olan kuşaklar için de bazı isteklerde bulunmuşlardır: Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver) Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin Rabbimiz, içlerinden onlara bir elçi gönder, onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın Şüphesiz, Sen güçlü ve üstün olansın, hüküm ve hikmet sahibisin (Bakara Suresi, 128-129)

Hz İbrahim''in bir başka duasında, Allah''a yakınlaşma yolları aradığını görüyoruz: Hani İbrahim: "Rabbim, bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti (Allah ona : "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım), ancak kalbimin tatmin olması için" dedi "Öyleyse, dört kuş tut Onları kendine alıştır, sonra onları (parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak, sonra da onları çağır Sana koşarak gelirler Bil ki, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir" (Bakara Suresi, 260)

Ayetten de açıkça anlaşıldığı gibi İbrahim''in Allah''tan ölüleri nasıl dirilttiğini göstermesini istemesi, inancındaki bir zayıflıktan dolayı değildi Aksine iman etmişti, ama iman ettiği gerçeği tam anlamıyla kavramak istiyordu O, son derece samimi ve içten bir biçimde Allah''ın bir mucizesine tanık olmayı istemiş, Allah bu samimi duaya icabet etmişti Hz İbrahim''in babası bir putperestti O, babasına dini tebliğ etmiş ancak babası iman etmeyi kabul etmemişti İbrahim ise babası için Allah''tan bağışlanma dilemişti:

(İbrahim : "Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır" dedi Sizden ve Allah''tan başka taptıklarınızdan kopup-ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım" (Meryem Suresi, 47-48 )

Hz İbrahim''in, babası bir mümin olmadığı halde onun için Allah''a dua etmesinin gerçek nedenini Kuran ayetlerinden öğreniyoruz: Kendilerine onların gerçekten çılgın ateşin arkadaşları oldukları açıklandıktan sonra -yakınları dahi olsa- müşrikler için bağışlanma dilemeleri Peygambere ve iman edenlere yaraşmaz İbrahim''in babası için bağışlanma dilemesi, yalnızca ona verdiği bir söz dolayısıyla idi Kendisine, onun gerçekten Allah''a düşman olduğu açıklanınca ondan uzaklaştı Doğrusu İbrahim, çok duygulu, yumuşak huyluydu (Tevbe Suresi, 113-114)

Bugün milyonlarca insanın ziyaret ettiği Mescid-i Haram''a yani Kabe''ye ilk yerleşen Hz İbrahim, duasının devamında oğulları İsmail, İshak ve tüm müminler için şu isteklerde bulunmuştu: Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır Umulur ki şükrederler Rabbimiz, şüphesiz Sen, bizim saklı tuttuklarımızı da, açığa vurduklarımızı da bilirsin Yerde ve gökte hiçbir şey Allah''a gizli kalmaz Hamd, Allah''a aittir ki, O, bana ihtiyarlığa rağmen İsmail''i ve İshak''ı armağan etti Şüphesiz Rabbim, gerçekten duayı işitendir Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da Rabbimiz, duamı kabul buyur Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve mü''minleri bağışla (İbrahim Suresi, 37-41)

Kaynak: www.mumsema.com

Tevrat, Tekvin,12,10-20. Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.1, sa.141-160, E.O.Y. İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.1, sa. 87-95, B.Y. İslam ansiklopedisi, Leyden tabı ma.İbrahim, M.E.B.Y

İlgili Yazılar

Yorum Yaz

*İsim
ePosta
*Yorum

Yorumlar (0)

Contact

   Terrasus Group,
      
   Tel: 000-000-0000
   Email: info@terrasus.com
   Website: www.terrasus.com

  • Skype
  • Google+
  • Instagram
  • RSS
  • Site Map